Muhterem Kardesim, islami siteniz cok güzel. Allah Razi olsun. Bu sebeple kendi aciz sitemin en üst kismina ekledim.
Bu vesileyle biraz uzun olacak ama sitemde olmiyan bir yazimi gönderiyorum size. Biz avrupada yasiyan Müslümanlarin binbir derdi var. Binlerce oyun oynaniyor bizlere. Simdi birlesmek ve birbirimizi anlamak vaktidir diye dusünüyorum.
Dualarimla… Kardesiniz Muzaffer Alev… muzafferalev@hotmail.com
İSLAMİ SOKAK HİZMETİ
Genç Kardeşlerim,
İnternette “Neylesin Sultan Mahmut” aramasını yaptığınız da okuyacağınız hadise benimde başıma 6-7 senede bir geliyor. Kadere Rıza gösterip, Allaha şükredip yüce dinimizin verdiği sabırla huzur içinde yaşamaya çalışıyorum.
Hoca Nasreddin birgün kar ile pekmezi karıştırmış, kar helvasını keşfetmiş, yiyormuş. Çevredekiler şaşkınlıkla Hocam hiç kar helvası olur mu? diye sormuşlar. Hoca Nasreddin:
- Ben yaptım oldu, diye cevab vermiş!
- Hiç İslami Sokak Hizmeti olur mu? Demeyiniz sakın. Mecburiyetler insanları yeni keşiflere, buluşlara zorluyor.
Müslümanlar devamlı araştırmalar içinde olmalılar. Yüce dinimize, kandırılan müslümanlara hizmet etmek için can atmalılar. Bu mevzuuda yani Son Hak Din İslamiyetin çevremizdeki insanlara anlatılması hakkında, Kur’anı Kerimde ayetler var, Sevgili Peygamberimizin Hadisi Şerifleri var. Eğer endişeniz varsa lütfen en yakın Camideki Hoca Efendilere veya http://www.sorularlaislamiyet.com sitesine sorunuz, sizlere kısa zamanda cevab vereceklerdir.
Mesela Kur’anı Kerimdeki ”Emri bil maruf nehyi anil münker” ayetini ve tefsirini İnternette arayıp okuyabilirsiniz.
KOPENHAG BAŞPAPAZI, ”İMAMI GAZALİ”Yİ BİLİYOR!
Seneler önce Kopenhag Başpapazının Hristiyanlık Günlük Gazetesinde yazdığı bir makalede;
- Müslümanlar İmam ı Gazali’nin tavsiyelerine uyarak İslamiyette reformlar yapmadılar, inançlarını muhafaza ettiler. Biz Hristiyanlar devamlı Hristiyanlıkta Reformlar (değişiklikler) yaparak hata ettik.
- Biz Hristiyanların bütün dünyada çok güçlü misyoner teşkilatlarımız var. Maddi imkanlara sahibiz. Müslümanların böyle imkanları ve teşkilatları yok. Ancak Kur’andaki ”İyilikleri emrediniz (söyleyiniz), kötülüklerden vazgeçiriniz.” Ayeti bizim zengin misyoner teşkilatlarımızın, Hristiyanlığı yaymak için yaptığı çalışmalardan, elde ettikleri başarılardan daha fazla İslamiyetin yayılmasını sağlıyor, diyordu.
Gençler, Bediuzzaman Said Nursi; ”Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar.” diyor. Biz gözümüzü kapamak istemesekte İslamın düşmanlarının bizim gözümüzü kapatmak için hileler yapmaları gayet normaldir. Oyuna gelmeyip, aldanmamak, rezil olmamak için ne yapmalıyız?
Siz bu soruyu nasıl cavaplarsınız? Bana sorarsanız hemen aklıma; dindar, İslami bilgili arkadaşlar edinmeliyiz, Hoca Efendiler ve Hoca Hanımlara sorular sormalıyız, tavsiyelerini istemeliyiz. Tavsiye ettikleri kitapları ve siteleri okumalıyız. İslami toplantılara, konferanslara, sohbetlere katılmalıyız. Dinlemeyi ve vaktinde gerektiği kadar konuşmayı öğrenmeliyiz, gibi mevzuular geliyor.
YAHUDİ MEDYASI, YÜZLERCE TELEVİZYON KANALIYLA, RADYO İSTASYONUYLA VE GAZETELERİYLE DİNİMİZE SALDIRIYOR!
Bütün Dünyada Medya Yahudinin kontrolündedir. Hergün Televizyonlardan, Radyolardan, Gazetelerden, Dergilerden, Öğretmenlerden, Akrabalardan, Komşulardan, çevreden aldığınız yalan ve yanlış İslam Düşmanı mesajlara çok dikkat etmelisiniz.
Malumunuz, biliyorsunuz, zehiri altın kadeh içinde verirler.
Ülkeler içerden fethedilir.
Savaşlar sulh yani barış zamanlarında kazanılırlar.
GENÇLERİMİZİ OKUMAYA VE ÖĞRENMEYE DAVET EDİYORUM.
Biz Müslümanlar zaten 1920 lerde kaybettik bu savaşı, bari daha rezil olmamanın çarelerini aramalıyız.
Sömürgecilerde merhamet aramak aptallık olur. Bütün Alem- i İslamda yani İslâm Ülkelerinde; İçimizdeki hainler, casuslar, ajanlarla bizi ezerler, zalimce idare ederler. Daha doğrusu ezdiler ve ezmeye zalimce, merhametsizce devam ediyorlar.
Hatta biz Müslümanları hileyle şeytanca kullanarak komünizmi yok ettikten sonra, şimdi bizi yani Müslümanları yok etmek istiyorlar.
Son 90 senenin sömürgeciliği gizli sömürgeciliktir. Modern koloniyalizimdir, modern sömürgeciliktir. 90 senedir hem Müslüman ajan, casus generallerle zavallı melek gibi Müslümanları rezilce ezerek idare ediyorlar, hemde Müslümanlarla ve Yüce İslâm Diniyle alay ediyorlar. Hatta zavallı Müslümanları uyduruk Hristiyan yapıyorlar!
Buna Emperyalizim de diyorlar.
Müslüman ülkelerini gizlice şeytani tiyatro oyunlarıyla, senaryolarıyla sömürüyorlar. Müslümanlar sömürüldüklerini ve gizli sömürge olduklarını anlıyamıyorlar. Anlatsanızda bu İngiliz Oyununu kabul edemiyorlar. Çünki 1920 lerden beri Müslümanların İslâm Devletleri yoktur. Zalim acımasız gâvurların oyuncağı, kuklası olmuşlardır. Terörist, hileci, vampir gâvurlar; zavallı çaresiz Müslümanları devamlı sokaklarda bağırtıp, yavaş yavaş gâvurlaştırarak Firavun gibi zafere gitmektedir. Bütün Sünni ve Şii Müslümanların silkinip hemen uyanmaları gerekmektedir. Gâvurların Müslümanları birbirleriyle savaştırıp lüks hayat yaşadığını anlamalıyız. Müslümanlar kardeş olmalıyız.
İslam düşmanı gâvurlar Müslümanlara oyun oynarlar, Müslümanların gazetecileri bile 50-70 sene sonra anlarlar aldatıldıklarını! Zavallı Müslüman halkımız nasıl anlasın bu hileleri?
Müslümanlara bu dehşetli hileleri yapmak merhametsiz, acımasız sömürgecilerin hakkıdır. İş bilenin, kılıç kuşananın, diye bir ata sözümüz vardır. Sevgili Peygamberimiz ”Hârp (savaş) hiledir.” buyurmuştur bir hadisi şerifinde.
Uyanıp vaktinde çalışma yapıp, dinimizi, İmânımızı muhafaza etmekte bizim hakkımızdır, vazifemizdir. Ancak amiyane bir tabirle ”lafla peynir gemisi yürümüyor.” Biz Müslümanlar vazifemizi yapıyor muyuz?
Dünyada büyük değişimler var. Bizler bugünün ve yarının şartlarına göre çalışmalar yapmalıyız.
Gâvur olmıyacağım diye direnmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz direnmedi mi? Arkadaşları Sahabiler direnmedi mi? Arab Mücahidler direnmedi mi? Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı Ecdadımız direnmedi mi?
Bizde, Cennetmekan Dedelerimiz gibi direneceğiz. Direnmek ise okumak ve öğrenmekle oluyor. Siz Asil Gençlerimizi okumaya ve öğrenmeye davet ediyorum. Çevrenizde İslami bilgili ve kültürlü Müslüman gençler ve gençkızları, hoca efendileri ve hoca hanımları arayınız. Danimarkalı Müslümanlarla, Arab ve Pakistanlı dindar Müslümanlarla görüşünüz, evinize davet ediniz, ikramlarda bulununuz.
- Düğünleriniz İslamiyete uymuyor, dikkat ediniz! Diyen bir İmam Efendi Danimarkadan kovulmuştur. Tabii kovanlar Danimarka devleti değil. Arifler anlar! Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Hanımıda hastahaneye giremedi ya başörtüsünden dolayı. Nelerle uğraşıyoruz değil mi?
Aslında İslam Aleminde ki bütün karışıklıkların perde arkasında Siyonist Yahudi, Haçlı Amerika ve Avrupanın gizli hileleri, oyunları, baskıları vardır.
GÂVURLAR YANİ İSLÂM DÜŞMANLARI BİZİ, SAVAŞMADAN, YAVAŞ YAVAŞ AHLAKSIZLAŞTIRARAK YOK ETMEK İSTERLER!
Türkçe Yahudi Televizyonları size İslamiyeti, Büyük Selçuklu ve Osmanlı Tarihini öğretmez, sizi nefret hisleriyle doldurur. İslami kanallarda öğretemez çünki en fazla %10 kadar islamiyeti anlatabilirler. İslam düşmanlarına cevab veremezler. Gerçek Anahtarları bizim elimizde değildir! Vaşington’dadır.
Bu televizyonların perde arkasındaki gerçek sahipleri, kendi askerini öldürtmeden bizi yavaş yavaş farkına vardırmadan uzun zamanda İslamiyetten çıkarma savaşı veriyorlar. Buna savaşmadan dinsizleşme, gâvurlaşma (İslâmiyete düşman olma) da diyebilirsiniz.
UÇAKLARIMIZIN, HELİKOPTERLERİMİZİN VE SAVAŞ TANKLARIMIZIN KOMPÜTER BEYİNLERİNİ İSRAİL Mİ TAMİR EDİYOR!
Bütün Dünyanin İslam düşmanları yani gâvurlar birlik halindeler, hemde atom bombası güçleri olduğu halde.
Biz Müslümanları birbirimize düşman etmişler, atom bombası gücümüz olmadığı gibi, uçağımız, helikopterimiz ve savaş tanklarımızda yoktur! Amerikadan ve İsrailden aldığımız bu silâhların tamirini İsrailde yaptırmak mecburiyetindeyiz. Haliyle bu silahları sadece Müslümanlara karşı kullanabiliriz. Birde Amerika, Avrupa ve İsrail’in yani gizli düşmanlarımızın çıkardıkları gizli iç savaşlarda kullanabiliriz! Yani birbirimizi öldürmek için! Terörist katillerin Silah ve İlaç Fabrikalarının devamlı çalışması gerekmektedir!
YANGIN VAR, EVLADLARIMIZ YANIYOR, YARDIMLAŞMALIYIZ!
SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN HAYATINI ÇOK OKUMALIYIZ!
1984-1989 yıllarında, Amerika batı Avrupa ve İsrail tarafından, Mücahidler, Taliban Askerleri ve Usame bin Laden, Afganistanda Komünistlere karşı savaştırılırken, Avrupada ve Danimarkada bizlere oldukça iyi davranıyorlardı. En azından Müslümanlara düşmanca hakaret etmiyorlardı. Batılılar son 50 yılda, Komünizme karşı bizi savaştırdıkları ve kullandıkları için o zamanlar mahalli radyolarda haftada bir iki saat yayına izin veriyorlardı.
1984 yılında Kopenhag’da İki genç, haftada 1.5 saat Türkçe müzik yayını yapmaya başlıyorlar. Hanımım Gonca Gülsel Alev bu ”Gurbet Radyosunda” 3.5 sene her hafta 20 dakika süren heyecanlı, gençleri uyandırıcı İslami proğramlar yaptı. Allah Gonca Hanımdan razı olsun. Allah Rızası için yapılan böyle samimi çalışmalara her zaman ihtiyaç var.
Bizim derin devlet denen Müslüman düşmanları gizlice uğraşsalarda mani olamadılar Gonca Gülsel Alev Hanım’ın gençleri yetiştirici sohbetlerine.
Gonca Hanım çok büyük İslami hizmetler yaptı. Bir gün Gonca Hanım evde bana, bu proğramları bir Müslüman Hanım olarak yapmak istemediğini söyledi. Ben ise aksine devam etmesi gerektiğini, İslam düşmanlarının hiç boş durmadığını, evimiz yansa pencereye koşup yanıyoruz, imdat yardıma gelin diye bağıracağını, bağırması gerektiğini, bu durumunda aynı olduğunu Gonca Hanıma izah ettim.
Gonca Gülsel Alev Hanım bu Proğramlarla İslami Hizmet yapmaya devam etti. Allah Razı olsun.
Eğer biz hepimiz el ve gönül birliğiyle, aşk ve şevkle çocuklarımızı, birbirimizin çocuklarını düştüğümüz bu ateşten kurtarmaya çalışmazsak. Dünyamızın ve Ahiretimizin cehennem olacağını bilmeliyiz. Neme lâzımcılık, herkesin kendisini düşünmesi çok kötü bir durumdur, hastalıktır. Müslümanlığı ve Müslümanları yok eder, perişan eder. Rezillik, hastalık, pislik yakında hepimize bulaşır.
Etliye, sütlüye karışmayan, gemisini kurtaran kaptan deyip yalnız kendini ve çocuklarını düşünenler, asla iyi Müslüman değildirler. Onlar en kötü Müslümanlardır. Münafıktırlar, fasıktırlar, Yüce İslâmiyetin ve Dindar Müslümanların düşmanıdırlar. Cahilliklerinden İslâm düşmanı gâvurlara dostturlar. Bu ölümlü dünyada, gayrimüslimlere kötü örnek oldukları için, ahiretteki imtihanda sıfır alacaklar ve sınıfta kalacaklardır. Aptallıklarının cezasını çekeceklerdir.
Sevgili peygamberimizin ve arkadaşları Sahabilerin hayatlarını bilmememiz, onlar gibi olmıya çalışmamamız çok büyük eksikliktir.
BİR YANGIN VAR. BÜTÜN MÜSLÜMAN DÜNYASINI SARIYOR!
Çevremizde Alevler içinde yanan, perişan olan, imanları çalınan kardeşlerimizin, çocuklarımızın sayısı hızla artarken, biz nasıl sessiz kalıp, bana ne, babaları anneleri düşünsün, diyebiliriz?
Çevremdeki insanlar bana hep böyle söylüyorlar.
- Annesi ve babası var. İlgilensin evladlarıyla, diyorlar!
- Sana ne, boşver sen karışma, diye bana mani olmak istiyorlar.
- Müslümanlar Aptallık yapmasınlar, çocuklarının geç vakitlere kadar sokaklarda dolaşmasının önüne geçsinler, diyorlar. Çare olarak bunları söylüyorlar.
Aslında kendi evlatlarıda perişan ama anlamaktan acizler.
Niçin bu mevzuuda birliğimiz, beraberliğimiz, araştırmamız, arayışımız, sohbetimiz, diyaloğumuz, konferansımız, İslamî kütüphanemiz ve yardımlaşmamız yoktur?
Hangi baba veya anne canı gibi sevdiği, canının bir parçası evlâdının sigara içmesini, içki içmesini, uyuşturucu kullanmasını, serseri, salak, manyak, dinsiz, imânsız, cahil olmasını ister?
Müslümanlar devamlı hadiselerin perde arkasını araştırmalı, düşünmeli, sormalı ve soruşturmalı doğruyu bulmalı. Ahirette hayvanlara sorgu sual yoktur. Allah (c.c.) Kur’anı Kerimde ”en güzel şekilde yarattığını söylediği insanları” bu dünyada imtihan etmektedir. Mükâfat veya ceza ahiretttedir. Bir Hadisi Şerifte Sevgili Peygamberimiz ;
- Dünya ahiretin tarlasıdır. Buyurmuştur. Ahiret imtihanını kazananlar cennete, kaybedip sıfır alanlar cehenneme girecektir. Aldığımız nota göre cennetin ve cehennemin dereceleri vardır.
YA BİRLEŞİP, TEKRAR HEPBERABER AYAĞA KALKACAĞIZ,
VEYA, NEME LAZIM DEYİP HEP BERABER YOK OLACAĞIZ! Muzaffer Alev Ishoej – Kopenhag 2007
DANİMARKADA TÜRK ÇOCUKLARI VE UYUŞTURUCU!
Danimarkada, bu günlerde Türkiyeli Çocuklarda uyuşturucu kullanma patlaması yaşanıyormuş. Anne ve babaların haberi yokmuş. Bir arkadaş anlattı. Öyle Türkiyeli ailelerin çocukları uyuşturucu kullanıyor ki, gözlerime inanamıyorum, dedi.
Bu arkadaşın tipi Türkiyelilere benzemediği için çocuklar babalarına şikayet etme tehlikesinin olmadığını düşünüyorlarmış. Yoksa bu arkadaşında haberi olmazmış.
Son 5 sene içinde Türkiyeli Çocuklarda gördüğü çöküntünün, bozulmanın, uyuşturucu kullanma patlamasının dehşetli olduğunu söyledi!
Kardeşlerim, ben bu işin anne ve baba korkusu ve dayağıyla halledilebileceğine inanmıyorum.
Benim yanımda olmadık rezilce hareketler yapan gençlere ve çocuklara, siz evde annenizin ve babanızın yanında da böyle gayri ahlakî konuşup hareketler yapabiliyor musunuz, diye soruyorum?
- Evde hiç sesimiz çıkmıyor, diyorlar.
ÇARE, ÇOCUKLARA PARAYLA İMANLI ÖĞRETMEN TUTMAK.
Çarenin, Müslümanların Mahallelerinde birleşerek, çocuklarına bir öğretmen tutup, bir sınıf teşkil edip, küçük yaştan itibaren Yüce Dinleri İslamiyeti ve Büyük İslam Tarihini öğretmeleriyle mümkün olduğunu zannediyorum.
Böylece ahlâk, edep, hürmet, insanlık, hikmet, keramet gibi dünyanın bütün güzelliklerinin bilgisini, eğitimini alan çocuklarımız aynı Büyük Osmanlıda olduğu gibi başarılı ve huzurlu olacaklardır. Hatta Danimarkalı arkadaşlarına örnek olacaklardır. Hapishaneye giren ve ruh hastası olan birtek Müslüman evlâdı olmıyacaktır.
Sınıf gibi bir yer temin edemezseniz, vermezlerse, geniş evlerinizde bile böyle güzel çalışmaları yapabilirsiniz.
Camilerde İslamiyetin öğretilmesi, İslami ders verilmesi yasaktır. Bütün İslam aleminde ve hatta Türkiyemizde de yasaktır. Ücretsiz olarak İslâmî bilgiler, İslâm tarihi hatta ingilizce bile öğretemezsiniz. Danimarkada Türk çocuklarının ingilizcesi zayıftır.
Sistem, namazını kıl, çık git camiden! demektedir.
Cahil bırakılan halkımız maalesef şeytanca dindar, imanlı, bilgili Müslümanlara düşman edilmişlerdir. Bu sebepten dolayı halkımız asla çocuklarına imânlı öğretmen tutmaz. Halkımız gizli bir oyunla dindar insanlarla savaştırılmaktadır. Aldatılmaktadır! Aynı Afganistan ve Irak gibi gizli ve açık iç savaş içindeyiz. Birileri bizi gizli ellerle kukla gibi oynatıp perişan ediyor. Düşmanı görmediğimiz için şaşırıp birbirimize düşman ediliyoruz. Uyanmalıyız ve İslami şuura sahip olmalıyız.
Kötü evlâdlarının mesuliyetini ve niçin kötü olduklarının sebebini kimse anlıyamamaktadır!
Afganistan ve Iraktada Müslümanlar birbirleriyle savaştırılmaktadır. Yakında bütün orta doğu kan gölüne dönecektir.
Eğer bu katliamları ve katillikleri yapmazlarsa Avrupa, Amerika ve İsrail kendiliğinden Müslüman olabilir! Yakında, iyi Müslümanları terörist oldular hilesiyle öldürüp; kötü, salak ve gâvur yaptıkları Müslümanları bırakacaklar. Yeni yetişen gayrimüslim ve Müslüman nesillere:
- İşte Müslümanlık böyle aptallıktır, cahilliktir, diyecekler! Nitekim 1920 lerde bütün dünyada bu oyunu yaptılar, bu iğrenç tiyatroyu oynadılar zavallı Müslümanlara. Hatta İngilizlerin 1920 lerde dinsiz yaptıkları Müslümanları tekrar Amerikalılar 1950 sonrası esir alıp, uyduruk Müslüman yaptılar. 1974 de Afganistanda Müslümanları Komünizmle ve daha sonra Ruslarla savaştırıp, Türki Cumhuriyetleri esir almak için, İngilizlerin yasak ettiği islamiyeti serbest ettiler.
Gâvurlar, 1980 – 1992 Arası daha dindar yaptıkları Türkleri ve Kürtleri Rusya ile savaştırıp, Türkî Cumhuriyetleri esir almak istediler. Rusya akıllı davrandı, 1992 de Türkiye ile savaşmadan Amerikaya hediye etti Türkî Cumhuriyetleri.
Çeçenler esirliği kabul etmediği için zavallıları devamlı acımasızca öldürüyorlar. Afganistan ve Irak’ın durumuda aynı. Şimdilik bize acı tiyatroyu televizyonlarda seyrettiriyorlar. Müslüman Şehidlerin ruhu ilerde bizim acı sonumuzu seyredecekler!
100 sene önceki dedelerimiz ve ninelerimiz gelseler, bugün bizlere Müslüman demezler. O Türkler ve Kürtler çok yüksek insanlardı. Bu günki gâvurlarla, o günki gâvurlar aynıydı yani zalim, yalancı, hileci ve teröristlerdiler. Ama yüksek imanlı, faziletli ecdadımızdan, Büyük Selçuklulardan ve Büyük Osmanlılardan korkarlardı. Bizden korkmuyorlar.
BÜYÜK OSMANLI ECDADIMIZ İMAMLARA ÇOK DEĞER VERİRDİ!
Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlıda İmamlık en yüksek hürmet gören makamdı. Büyük Osmanlı Padişahı Dünya Hakimi Yavuz Sultan Selim Han’ın , Hocası olan İmam efendinin atının ayağından çamurlar şıçrıyor ve Padişah’ın elbisesini kirletiyor. Padişah hemen Hocası olan İmam efendiye:
- Sizin gibi bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur, bizim için en büyük zinettir, mücevherdir. Hatıra olarak saklayacağım bu elbiseyi bu haliyle, diyor ve tabutunun üstüne örtülmesini vasiyet ediyor.
1920 yılından beri dünyada Hoca efendiler, İmam Efendiler ve İslâm Alimleri öcüdürler, tehlikelidirler! Amerika, Batı Avrupa ve İsrail, hileli şeytani savaşını ustalıkla yapmaktadır İslamiyete ve Müslümanlara karşı! Müslümanların acilen uyanıp, Yüce Dinleri Güzel İslamiyeti öğrenmeleri ve çevrelerinde öğretmeleri gerekmektedir. ”İSLÂMİ SOKAK HİZMETİNİ” ihmal etmemeleri gerekmektedir. Komünizmin yok oluşuyla dünyanın dengesi bozulmuştur. Korkarım gâvurlar bize tekrar at pisliğindeki tahılları, ayakkabılarımızı, çarıklarımızı yedirirler!
- ”Zamanında erkek gibi çalışmıyanlar, sonra kadınlar gibi ağlarlar. ”
Tıpkı miladî 700 – 1400 yıllarında İspanyaya 700 sene hakim olan İspanya-Endülüs Müslüman son Arab Kralının annesinin dediği gibi.
BÜYÜK OSMANLI DEVLETİNDE BİR İMAMIN TAYİN BELGESİ!
On sene kadar önce İstanbulda dindar bilgili kardeşlerimizin sohbet ettikleri Enderun Yayınevinde, Yayınevinin Sahibi İsmail Özdoğan Ağabey bizlere bir İmam tayin belgesi gösterdi. Tahminen 70cm boyunda ve 60 cm enindeydi. Çok muhteşem bir şeydi. Görseniz şok olursunuz. Ecdadımızın Osmanlıca Yazısını okuyamadığınıza çok üzülürsünüz ve İmamlara verdiği yüksek kıymete hayran olursunuz. Biz o büyük insanların cücük yani değersiz çocuklarıyız. Belkide dünyada ecdadına küfredebilen tek yaratığız.
Bizler İmamlara öcü muamelesi yaptıkça batıyoruz ama battığımızın farkında bile değiliz!
Bu sene İstanbula gidince İsmail Ağabeye; – Bu orijinal belgelerden eğer basılı varsa satın alıp odama asacağımı söyliyeceğim. Bu soruyu mümkün olsada ”Mehmet Şevket Eygi” ağabeye sorabilsek. Zira kendisi Osmanlıca hat Sanatına meraklı olduğunu yazıyor yazılarında. Aynı zamanda Enderun Yayınevinde birkaç defa dinlemiştim Mehmet Şevket Eygi Ağabeyi.
http://www.youtube.com da ”Mehmet Şevket eygi” diye ararsanız kendisini görebilirsiniz. (Atv nin yayınlarını seyrederken çok dikkatli olmalıyız, bizleri yanıltabilirler.)
CAMİLERİMİZDE İSLAMİYETİ ÖĞRENMEK YASAKTIR!
Türkiyemizde olduğu gibi, Avrupada Camilerde İslami Hizmet Çalışmaları yapmanız hileli olarak yasaktır. Kasıtlı olarak zır cahil insanlar, cami cemiyeti üyesi ve başkanı seçilirler ve sistem tıkır tıkır yürür. 1984 den beri yürütülür.
Bu sistemi kuracak ilahiyatçı 1971 de getirilir. 20 sene çalıştırılır.
Sinsi oyunlarla Türkiyeli çocuklar perişan edilir. Bu hilelerin farkında olanlarda neme lazım, bana ne, boşver, derler. 1984 yılından beri bütün avrupada yaşanan bu acayip İslam düşmanı tiyatro başarıyla devam eder.
Bu halimiz Müslümanların bütün belaları hak ettiklerini gösterir. Neme Lâzımcılık bize bulaştırılan en dehşetli hastalıktır, pisliktir. Çanakkalede 500 bin şehid verdik derken hiç düşündünüz mü niçin boşver, neme lazım yaşamaya bakalım demediler. İmanlı ecdadımızın hayatı kıymetli değil miydi?
Dünyada ecdadına küfreden, 1000 sene kullandığı Kur’an yazılı kitapları yasak eden başka bir millet var mıdır?
Dünyayı 600 sene super güç olarak Osmanlıca Diliyle idare eden cennetmekan büyük ecdadının o güzel dilini Mau Mau Diline çeviren başka bir millet var mıdır?
Dünyayı adalet ve şefkatle idare edip, Yüce İslam Dininin 1000 sene bayraktarlığını yapıp, hikmet ve keramet sahibi ecdadının mezar taşlarını okuyamıyan, hela taşı yapan başka bir millet var mıdır?
Dünyanın hiçbir millet meclisince bir millet vekili söz alıp;
- Osmanlı Padişahlarını ve İslam Halifesini yurd dışına attık, kurtulduk. Bütün Osmanlı Padişahlarının mezarlarından iskeletlerini çıkaralım, yurt dışına atalım, gibi dehşetli sözler söyliyebilir mi?
Gençler, gerçek yakın tarihinizi öğreniniz. İnanmayın size öğretilen tarihe!
Yüce Dininiz İslâmiyeti, İslâm Tarihini, Büyük Selçuklu ve Büyük Osmanlı tarihini öğreniniz. Tabii Türk ve Sabataycı Yahudilerin yazdığı şeytanî tarih kitaplarından değil!
Önümüzdeki günlerde daha kötü rezaletleri bekleyiniz. ”Kul azmassa Allah bela yazmaz,” diye bir söz vardır. Milletimiz azdırılmıştır, azmıştır!
Duyduğuma göre milletimiz, neme lazımcı olmazsa, adları geçimsize çıkarmış sonra kızlarını kimse almak istemezmiş! Oğullarına kimse kız vermezmiş! Etliye sütlüye karışmayan, ne iyi salak Müslüman! olmak gerekirmiş.
Danimarkalılar bana soruyor, Türk Televizyonları niçin devamlı hergün eğlence proğramları yapıyorlar, diye. Bende, – Deliye hergün bayram, diyorum. Çıfıt Yahudiler ve Vahşi Haçlılar, Büyük Osmanlının intikamını alıyorlar, diyorum. Sahi Danimarkalılar size sorsalardı ne cevab verirdiniz?
İMAM EFENDİLER DİN VE DÜNYA İLİMLERİNİ, PSİKOLOJİSİNİ ÇOK İYİ BİLİRLER. ANCAK ÖĞRETME YETKİLERİ YOKTUR!
MÜSLÜMANLAR 90 SENEDİR ŞEYTANCA CAHİL BIRAKILDIĞI İÇİN, İSLÂMI ÖĞRENME VE YAŞAMA TALEBLERİDE YOKTUR!
Avrupaya gönderilen Hoca Efendiler çok imanlıdır din ve dünya ilimlerine sahiptirler ama yetkileri sadece namaz kıldırmak ve Kuranı Kerimi Yüzünden manasını anlamadan okumayı öğretmektir!
Bu işe Haftada sadece 1-2 saat müsade vardır. Çocuk başına haftada 1-2 dakika düşmektedir. Fazlası yasaktır. (Bu sebeple Türk Gençleri İslamiyeti hiç bilmezler. Bilmediklerinide bilmezler. Anne ve babalar zaten çok zavallıdırlar, ikinci dünya savaşına sokulmadıkları halde çok cahil bırakılmışlardır. Para kazanmak, dedikodu ve gösteriş yapmaktan başka birşey bilmiyen zır cahil yetiştirilmişlerdir. Dindar Müslümanlara düşman, İslam düşmanlarına dost edilmişlerdir.) Bu acı durumu değiştirmek kesinlikle mümkün değildir. Bu aciz kardeşiniz 1963 yılından beri bu Yüce İslam dâvasının içindedir. Ne söylediğini ve ne yazdığını bilir.
1984 yılında Avrupaya Türkiyeli İmam Efendiler gelmeye başladığından beri çocuklar her gün okuldan çıkıp Camiye gelemezler! Abdest alıp ikindi namazını kıldıktan sonra çocukların anlıyacağı şekilde verilecek bir İslami Bilgiyi, Vaazı, Nasihatı dinleyemezler! Çocuklar küçük yaştan böyle bir eğitime alıştırılamazlar! Hoca Efendilerin yetkisi yoktur! Kolları kanatları kırıktır! Çaresizdirler! Çünki yassaktır! Gizlice yasaktır. Çok komiktir kimse bu apaçık yasakları göremez. Diyelim ki gören birisi çıktı, gidip bir akrabasına, arkadaşına veya çevresindekilere söylemez. Çocukların yetiştirilmeleri için bir talep olmaz. Müslüman çocukları perişan olurlar. Halkımız cahilliğe değil, İslami İlime, İrfana, dindar Mübarek Müslümanlara şeytanca düşman edilmişlerdir. Dindar Müslümanlar teröristtir diye Danimarka halkı gibi kandırılmışlardır.
Türkiyeden gelen Diyanet İmamlarının kâlpleri kan ağlamaktadır. Müslüman çocuklarının içler acısı durumuna çok üzülmektedirler. Cahil bırakılmış halkımıza ve cami cemiyeti üyelerine, imam efendiler çok arzu etmelerine rağmen, hiç bir küçük uyarıda bulunamazlar. Sonuçta Türkiyeli çocuklar Nevyork Harlem zencisi olur çıkarlar. Daha fazla anlatamam, beni döverler, işkence yaparlar ve yok ederler. Bu işler basit işler değildir. Sömürgeci Şeytan güçleri uyumamaktadır. Kimdir bunlar? Yazamam.
Çevrenizde yüzlerce kişiye Türklere, Kürd Kardeşlerimize, Danimarkalı Müslümanlara, Arablara, Pakistanlılara sorun size gerçekleri anlatsınlar. Hoca Efendilere sormayın, onlara gizli, gerçekleri anlatmama yasağı vardır.
Hatta Hoca efendilerin gelmelerine son verilmişti geçen sene. Entegrasyonu sağlıyorlardı. Niçin yasaklandı? Bir sene sonra niçin serbest edildi?
Zannederim bu günlerde bizi İran savaşına sokacakları için ağzımıza bir kaşık bal çalıyorlar! (Bugün 20.08.2008)
TÜRKİYELİ ANNE BABALAR İMAMIMIZ VE CAMİMİZ VAR DİYE ÇOK SEVİNİRLER! ÇOCUKLARINI KURAN DERSİNE GÖNDERİRLER. ÇOCUKLARI BÜYÜYÜNCE BERDUŞ, SALAK, MANYAK VEYA ZIRCAHİL OLUR, SEBEBİNİ ANLIYAMAZLAR!
Bu meseleyi anlıyabilmek için insanın arif ve irfan sahibi olması gerekmez.
Avrupadaki ve Danimarkada ki halkımızın, dindar, bilgili Müslümanlara kuduz köpekler gibi düşman olmaması gerekir.
Müslüman devamlı sakin olup, dinlemesini ve düşünmesini bilmeli. Araştırıp sakince karar vermeli. En başta İmam Efendilerin yetkilerinin sadece namaz kıldırmak olduğunu bilmeli. 1984 yılında Danimarka ve Avrupa devletlerinin bu imam efendileri getirttiğini bilmeliyiz. Bilmiyorsak araştırmayı öğrenmeliyiz. Danimarka Televizyonunda kendi konsolosumuz belirtti bu durumu birkaç sene önce. Böyle şey olmaz diye hemen itiraz etmeyiniz.
Bir İmanlı Kardeşimizin, Danimarkalı ve Türkiyeli Müslümanlar içinde en az bir imanlı Müslümanın, Danimarka ve Türkiye Televizyonlarını, Radyolarını ve Gazetelerini takip edip müslümanları olup bitenlerden, ve görünmeyen, uzmanların görebileceği hadiselerin iç yüzünden haberdar etmelidir.
Böyle, bilgili samimi Müslümanlara, kuduz köpekler gibi düşman edilen zavallı halkımız uyanmazsa hiç düzelme olmaz durumumuzda. Bu da ancak çevreye gerçekleri anlatan mert, samimi, ciddi ve Allah Rızası için çalışan Müslüman Kardeşlerimizin olması ile mümkündür. Kim var diye, sağına soluna bakıp adam aramadan, icabında tek başına kahraman olarak, bu davada ben varım diyerek, mert ve samimi kardeşlerimizin; çevrelerinde, yollarda, her yerde ”İslami Sokak Hizmeti” yapması gerekmektedir.
Şimdiki durum şöyledir. Ben Müslümanım diye bazı gençler Diyanet Camisine Cuma namazına giderler. Bazı islami grublar bu gençleri uyandırmak, İslamiyeti öğrenip yaşamasını sağlamak için kendi aralarına alırlar. Diyanet Camii idarecileri ve ihtiyar cemaati bu grublara düşman olurlar, düşman edilirler, niçin bizim gencimizi, cemaatimizi çalıyorsunuz diye?
Aslında hem Diyanet İşlerini, hemde diğer İslami Grubları Danimarka Devleti para ve Müsaade olarak destekler! Hepsini birden Arabların heyecanlı İslami grublarına, zor şartlar altında melek gibi dindar Müslüman çocuklar yetiştirmelerine karşı kullanır.
Bir Danimarkalı İslamiyet düşmanı kadın gazeteci, bir televizyon programında Danimarka Devletini ılımlı Müslüman grublara para yardımı yapmasından dolayı suçlamıştı da, karşısında oturan bir uzman :
- Sen bu işleri bilmiyorsun! diye cevap vermişti! Susturmuştu.
Avrupa, Amerika ve İsrail, dünya Müslümanlarının bir kısmına para ve silah verip diğeri üstüne saldırtır. Dünya Müslüman ülkelerinin generalleri, gâvurların yani İslâm düşmanlarının bekçi köpeği olduğu için, gizli sömürgecilik tıkır tıkır yürür. Sonra karşı tarafa silahı ve ilacı çok pahalıya satarlar. Suudi arabistana eski teknoloji uçakları satarken, İsrail’e yeni teknoloji uçakları verirler. Böylece Suudi Arabistanin uçakları yalnız Müslüman ülkelerine karşı kullanılabilir.
Danimarkada, Avrupada, Amerikada ve İsrailde çok büyük araştırmalar ve plânlar yapılır. Müslümanların hiçbir araştırması ve plânı yoktur. Türkiyeli Müslümanların, birliği, beraberliği, kardeşliği, sohbeti de yoktur. Danimarka sisteminde evlere ödünç çocuk kitabı, kasedi, filmi ve cd’si veren kütüphaneleride yoktur.
Sadece grubculukları vardır. Bu grubların müşterek bir bağları yoktur. Türkiyeli Müslümanlar birbirlerine düşmandırlar.
Ben acizane başta Diyanet Vakfı olmak üzere bütün İslamî grublara dostum. Gençleri Başta Diyanet Camiine , Fethullah Hoca Dershanelerine ve diğer grubların çalışmalarına göndermekteyim, yani tavsiye etmekteyim.
1984 yılında Fethullah Hoca Efendinin 110 adet kasetini ilk defa Danimarkaya getirdim. Çoğalttım. Boş kaset fiatına sattım veya ücretsiz dağıttım, tanıttım.
”Risale i nur” hizmeti için bir araya getirdiğim gençler hizmetin kurulmasını sağladılar.
Bütün Müslümanlara ve bin senelik büyük ecdadım gibi, gayri Müslimlere de dostum.
İnşallah Gayri Müslimler İslamiyeti kendileri bulacaklar ve hidayete erecekler. Bizim onlara yardım etme imkânımız yoktur, imkânımız olsa kendi neslimizi, kendi çocuklarımızı Müslüman yetiştiririz.
Şükürler olsun Allah bana ”Fatih Alev” ve ”Aysenur Alev” gibi Mübarek evlâtlar nasib etti. Mübarek Hanımım ”Gonca Gülsel Alev (Şenler) ile beraber çocuklarımızı İslam Arab okullarında okuttuk. Kızım Ayşenur Alev 9 sene İslam okuluna gitti, birinci sınıfta başörtüsü örttü. Bir sene İstanbulda yatılı kur’an kursunda okudu. Liseden sonra, şu anda Kopenhag üniversitesi öğrencisi. Oğlum ”İmam Fatih Alev” 4 sene okudu İslam Arab Okulunda. Batı dilleri yanında Arabca ve Osmanlıcada biliyorlar.
Gençler, sizler Osmanlısınız. Osmanlı olmakla iftihar etmelisiniz. Mehmet Akif’i anlamaya çalışınız. ”Yavuz Bahadıroğlu”nun son kitabı ”Biz Osmanlıyız” kitabını okuyunuz.
Yahudi Televizyonlarında, Mau Mau Türkçesi konuşan komik Profları, Charlie Chaplin olarak seyrediniz. İnsanın eğlenceyede ihtiyacı vardır. Ben Tırt ve Zırt Televizyonlarında bu cühela dahileri seyrediyorum. Bu profları dikkatle dinliyen Gençlerimize üzülüyorum. Allahım sen bu temiz gençlere acı ve hakiki Müderrisler nasib eyle, diye dualar ediyorum. Türkiyedeki zavallı gençlerimizin Risale i Nur ve diğer İslami Cemaatlere devam edip, Büyük Osmanlı Ecdadınız gibi hikmet ve keramet sahibi, melek gibi dünya çapında büyük adam olmalarını arzu ediyorum.
İMAM EFENDİLER ÖCÜ MÜDÜR? TÜRKİYELİ ÇOCUKLARI, GENÇLERİ MELEKLER GİBİ GÜZEL VE BAŞARILI YAPACAK İMAN, İRFAN VE YÜKSEK İLME SAHİP OLDUKLARI HALDE NİÇİN, KORKARLAR!
Şeytani hilelerle, 1920 yıllarından beri hödükleştirilmiş, aldatılıp kasıtlı cahil bırakılmış Zavallı Müslümanlar herşeyi bildiğini zannederler ama okumadıkları, dinlemedikleri ve araştırmadıkları için hiçbirşey bilmezler, anlamazlar. Yoksa Müslümanlar modern sömürgelerde mi yaşıyorlar? Bizler Avrupada modern sömürge hayatı yaşıyoruz.
Avrupada yaşıyan Türkiyeli, salaklaştırılmış, adileştirilmiş, cahilleştirilmiş Müslümanlar, arkalarında kendilerini koruyan islâm düşmanları olduğunu bildikleri için, zavallı dindar bilgili Müslümanlara adeta aç çakallar veya kuduz köpekler gibi saldırırlar. Müslümanlık numarası yaparlar. Onların bildikleri sadece para kazanmak, para biriktirmek, dedikodu ve gösteriş yapmaktır. Bir de dindar, bilgili Müslümanlara kudurmuş gâvurlar gibi, adice saldırmaktır. Büyük plânlar ve projelerle şeytanca aldatılmışlardır. Bu Müslümanların Çocukları da çok acınacak durumdadır.
Allah Rızası için, zaavallı Müslüman çocuklarına yardım elini uzatmak isterseniz, kızgın babaları sizi dövmeye kalkarlar, dünyanın en tehlikeli insanı siz olursunuz! Aynı Muhterem İmam Efendilerin öcü olduğu gibi. Dindar Mübarek Müslümanları öcü olarak görmek ve her fırsatta zavallı dindarlara saldırmak sadece gavurları sevindirir. Müslüman çocuklarının ahlâksızlıktan, cahillikten, imansızlıktan ve dinsizlikten kurtulması için çalışan ehli imanı ağlatırlar. Müslüman Türkiyeli babalara şeytani oyunlar oynanıyor. Evlatları rezil ediliyor. Uyanabilmek için acele etmeden büyük bir sabırla geniş araştırmalar yapmaları gerekmektedir.
Bu rezil durumu gören ve hemen anlıyan irfan sahibi, yüksek anlayışlı hoca efendiler, 4 senenin biran önce geçmesini ister ve kâlpleri kan ağlar ama kimseye bir tavsiyede bulunamazlar. Mesela, çocuklarınızı iyi yetiştirin derler ama çocuklarınızı Hristiyanlık dersine göndermiye mecbur değilsiniz, göndermeyin diyemezler. Yasaklardan hiç bahsedemezler.
Sevgili Peygamberimiz, ”siz birbirinizi sevmezseniz iman etmiş olmazsınız, iman etmezseniz cennete gidemezsiniz!” demiştir. Müslümanların en iyi dostu dindar, bilgili Müslümanlar ve hoca efendiler, hoca hanımlar olmalı.
Hoca Efendiler çok zor durumdadırlar. Susmaktadırlar. Sadece cahilleri dinlemek mecburiyetindedirler! Müslümanlar bugünki acıklı ve zavallı durumlarını sakince değiştirmelidirler.
Bilhassa gençler çevrelerindeki şeytan ve gâvur Müslümanları dinlemeyip, değerli ilim ve irfan sahibi, samimi Müslümanlar bulmaya çalışmalılar. Allah korusun önümüzdeki yıllarda onlarda, melek gibi dindar Müslümanlara kuduz köpekler gibi saldırmakla ancak islâm düşmanlarını sevindirirler. Günaha girerler. Müslümanların çocuklarının geleceğini tamamen perişan ederler.
DANİMARKALI MÜSLÜMANLARLA İSLAMİ SOHBET DERSLERİ
”Amin Alayları” Büyük Osmanlıda kalmıştır. Lütfen internetten araştırınız. Hoca Efendilere ve Hoca Hanımlara sorunuz ki size anlatsınlar. Büyük Selçuklularda ve Büyük Osmanlılarda çocuklar 3 yaşına girdikleri gün eğlencelerle camide okula başlarlardı. Ecdadımız melek gibi insanlardı.
Bugün, cemaatimiz yani Müslümanlar, neme lâzımcı yapılmıştır. Hatta maalesef samimi bilgili dindarlara düşman yapılmıştır. Cahillere dost yapılmıştır. Bunun sonucu olarak hem dünyaları hemde ahiretleri cehennem olmaktadır.
İmam Efendilerin çocuklarınızı eğitmeye yetkisi olmadığı için lütfen çevrenizdeki ilim ve İrfan sahibi yeni Danimarkalı erkek ve kız Müslüman gençleri çağırınız, Camilerde müsaade etmezlerse, geniş evlerinizde Yüce dinimizi çocuklarınıza öğretiniz. Diyanet Camilerinde maalesef yasaktır, müsaade etmezler. Hakiki dindar bilgili insanlara öcü veya büyük tehlike olarak bakılır.
Bu satırları yazmak için mangal gibi yürek gerekiyor. Okuyanlar ders almalı. Kimse Allah (C.C.) yü aldatamaz.
Hatta, bilhassa Danimarkalı yeni Müslüman kızları İslami hizmete çağırınız. Yani yavrularınıza Yüce Dinimiz İslamiyeti öğretmelerini rica ediniz. Haftalık dersler düzenleyiniz. Dinleyiniz. Danimarkalı Müslümanlara İslamiyeti öğretmeye kalkmayınız.
Bunu bir grub olarak yaparsanız ucuza mal olur.
Bizim mahallemizde yani Kopenhag, ishoej’de 3 sene önce Müslüman olan, yakında mühendis olacak olan Danimarkalı genç kardeşimizin İslâmi ve Fıkhî bilgisi çok yüksek. Ama Türk diyanet camisinde ders veya sohbet yapmasına müsaade edilmiyor. Namazını kıl, çık git prensibi uygulanıyor. İlerde bu perişanlığımız değişir inşallah.
Değerli gençler,
Dikkat ediniz, sigara ve araba dahil nerelere ne paralar harcıyorsunuz. Bir miktar paranızıda yüce dininizi öğrenmek ve yaşamak için harcayınız. Sizleri Allah rızası için tehlikelere karşı uyarmaya çalışıyorum. Bu mevzuuda çok fazla tecrübelerim var. 1963 yılından beri ”Risale i nur”, İslamiyet, Müslüman gençleri ve çocukları üzerine araştırmalarım var.
Danimarka televizyonu, 20 sene önce Danimarkadaki Müslümanların 4. nesil’inin islamiyetten ayrılacağını söylemiştide bizler ihtimal vermemiştik. Araştırmaları çok iyi yapmışlar. Dedikleri çıkıyor. Plan ve programları İslamiyetin aleyhine iyi işliyor. Devlet bazında yapılan çalışmalar başarıya ulaşırlar. Müslümanların, Müslüman devletleri yok ki İslâmî başarıya ulaşsınlar. Müslüman ülkeleri gizli koloni (sömürge) ve halkıda gizli esir yani köledir veya kendi ülkesinde aşağılanan zavallı paryadır, Necip Fazıl’ın tabiriyle. İnternette ”Efes Hristiyanlık televizyonu Danimarka” aramasını yapınız ve yakında Türkiyenin nasıl Hristiyan yapılacağını öğreniniz! Lütfen uyanınız!
MODERN KOLONİYALİZİM YANİ YENİ, MÜNAFIK SÖMÜRGECİLİK. MÜSLÜMANLARA KARŞI 1920 YILINDA BAŞLAYAN, GÂVURLARIN GÖRÜNMEYEN, GİZLİ, HİLELİ, TİYATRO SALDIRILARI VE SAVAŞLARI.
Gençler, Batı Avrupalılar ve Yahudiler, son 1000 sene içinde çok büyük katillikler ve soykırımlar yaptılar.
Papaz Urban’ın başlattığı 200 senelik kanlı Haçlı seferlerini 1096-1291 yıllarında yaptılar.
Avrupa hapishanelerindeki mahkûmları Amerikaya götürdüler. 1490-1502 yıllarında Amerikada ki yerlilerin hemen hemen hepsini ellerine Tüfekler vererek öldürttüler. Evet, zavallı yerlileri, genç, ihtiyar, anne, baba ve çocukları acımadan hep öldürttüler! 1502 yılında Bir papazın şeytani buluşuyla, Kara Kâlpli yalancı papazlar, Afrikadan Zencileri hayvandan daha adi bir şekilde getirdiler. Çivili sopalarla döverek, üzerlerine tuz ve biber ekerek günde 20 saat çalıştırdılar. Hızlı çalışmıyanları hemen öldürdüler. Çünki devamlı esir gemileriyle yeni ve genç zenci geliyordu, fiatları hayvanlardan çok daha ucuzdu! Hem çoğu Müslüman olan Afrikalıları Hristiyan yaptılar, hemde büyük kiliseler, binalar yaptılar.
Yeşil Afrika kıtasını soydular çöle çevirdiler. İnsanlarını canavarca mahvettiler, öldürdüler, öldürdüler, soykırımlarla yok ettiler.
Evet, 1502 yılında o şeytan papazın buluşuyla milyonlarca esir getirdiler Amerikaya. Bu Esirlerin çoğu zavallı Müslümandı. Satın aldıkları gün adını değiştirip Hristiyan yaptılar. Bu katilliklerine halen devam ediyorlar.
Üç aylık deniz seyahatinde çıplak insanları kucak kucağa oturttular, zincirlerle bağladılar. 80 Cm. yüksekliğindeki raflarda 3 ay hiç kalkmadan oturan zenciler pislikten, pis kokudan ve havasızlıktan 1/3 i öldüler. Ölenleri denize attılar. Amerikaya gelince yürümeyi unutan zencileri sahile taşların üzerine attılar. Akrabaları, Anneleri, babaları, çocukların her birini Amerikanın ayrı taraflarına satıp ayırdılar.
Bizim beynimizi yıkamışlar okullarda, kâtil, yalancı ve zayıf ahlâklıları bize melek olarak tanıtmışlar. Müslümanlara düşman etmişler biz zavallıları. Hemen uyanmalıyız.
MODERN ESİRLİK DEDİĞİM GİZLİ, ŞEYTANİ, HİLELİ ESİRLİK!
Ancak 1920 yılında sistemi değiştirdiler. Modern Esirlik denen gizli esirliği başlattılar. İnsanlar esirler fakat esirliklerini bilemiyorlar, anlıyamıyorlar. Reziller fakat rezilliklerini bilemiyorlar. Azgın Siyonist Yahudi ve canavar, vampir Haçlı güçleri görünmeyen bir kolonializim yani sömürgecilik başlattılar. Modern esirlik, modern kolonializim, gizli sömürgecilik, gizli tiyatro senaryosu sömürgeciliğide diyebilirsiniz.
HAÇLILAR VE YAHUDİLER, MÜSLÜMANLARA ÜLKELER DAĞITTILAR!
Haçlılar, Bilhassa İngilizler, Müslümanlara 1917 yılında başlayan Komünizmi yıkıncaya kadar geçici Ülkeler verdiler. Müslüman Ülkelerinin idarelerine adı Yakup olan Jakopları, Saddamları yani kendi casuslarını başkan ve generaller olarak getirdiler. Müslümanlar Ülkemiz ve devletimiz var diye çok sevindiler. Savaşlar 1920 lerde bitmişti. Hayır aslında bitmemişti. 2011 yılında dananın kuyruğu kopuncaya kadar sürecek iğrenç modern gizli kolonializim, sömürgecilik, esirlik, kölelik devri başlamıştı. Esas Müslüman soykırımı birkaç sene içinde başlıyacak.
Şimdi Müslümanların yok edilme devri başlıyor. Bir miktar gâvur ve salak Müslümanlar belki ölümden kurtulabilirler. 1920 lerde İngilizlerin yaptığı gibi, Müslüman soykırımı sonrası, ilerdeki yıllarda Hristiyanlara ve Müslüman çocuklarına örnek Müslüman gösterilmesi için! Gâvurlar gizlice, hilelerle kendilerinin salak ve gâvur ettiği Müslümanları yeni nesillere gösterip;
- Siz böyle cahil ve salak Müslüman mı olmak istiyorsunuz? Diye yeni nesilleri aldatacaklar.
Şimdi aynı iğrenç hileyi yapıyorlar. 1920 li yıllarda İngilizlerin şeytanî hilelerle, Müslüman Ülkelerinin başlarına getirdikleri saddamlarla, deccallarla, putlarla zavallı Müslümanları inim inim inletip, zâri zâri ağlatıp, bunları Müslümanlık geri ve cahil bıraktı diye hep alay ediyorlar vampir, merhametsiz, acımasız, terörist, katil ve zalim, çoğu melek yüzlü, münafık, iki yüzlü gâvurlar! Müslümanlık melek olmak demektir. Melekleri geçmek demektir. Hadiseler, insanın sigortasını attırıyor, ağzındaki baklayı çıkarttırıyor. Gönül yut Muzaffer yut diyor ama olmuyor işte. Çevremizde mahvedilen zavallı Müslüman çocukların durumları kalbimizi ağlatıyor. Yardım elini uzatmak istiyoruz ama hiçbirşey yapamıyoruz. Ömrümüz boşa geçiyor. Yaşlanıyoruz. Hepimiz öleceğiz. Yılanlı solucanlı mezar var. Ahiret var. İmtihan var.
GÂVURLAR, PAKİSTANDA 20 000 KUR’AN KURSLARI, İMAM-HATİP OKULLARI, YANİ TALİBAN OKULLARI AÇTILAR. MELEK GİBİ MİLYONLARCA GÜZEL MÜSLÜMANLAR YETİŞTİRDİLER! MÜSLÜMANLARI KULLANDILAR, ŞİMDİ TERÖRİST OLDULAR ŞEYTANî HİLESİYLE GÖKTEN ATEŞ YAĞDIRIYORLAR! ÖLDÜRÜYORLAR!
1950 yılında güçlenen Amerika İngilizlerden Müslüman ülkelerinin çoğunu esir aldı. Pakistanda her biri 1000-1500 öğrencili 20 000 Taleban Medresesi (okulu) açtılar. Afganistanı Ruslara işgal ettirdiler. Afganlıları kurtarmak bahanesiyle, Afganistan da Müslümanları kullandılar. Komünizmi yıktırdılar.
Türkiyemizde Kur’an Kursları ve İmam Hatip Okullarının açılmasını, dindar, imanlı, başarılı güzel insanlar, müslümanlar yetiştirilmesini sağladılar. 1980-1992 arası Türkiyenin Komünist olmasının önüne geçilip, halkımızın Ruslarla savaşması için daha dindar olması sağlandı. Ruslara gözdağı verip korkutarak Türki cumhuriyetleri Rusyadan esir aldılar. Yoksa 1992 yılında Türkler, Kürtler, Pakistanlılar ve Araplar Rusyayı Amerika, Batı Avrupa ve İsrail yardımıyla harabeye çevirecekti. Bu savaş belkide 20 sene sürecekti ve çok kanlı olacaktı. Rusya akıllı davrandı ve Türki Cumhuriyetleri Amerika Avrupa ve İsrail’e hediye etti.
8 senelik eğitim hilesiyle İmam Hatip Okulları ve Kur’an Kursları aynı Baş Örtüsü yasağı rezaletine benzetildi.
”1. Pearl Harbour” da kendi 3000 askerini Japonlara öldürtüp Japonyaya 2 adet atom bombası attılar.
”2. Pearl Harbour 11 September” de 3000 kendi insanı Amerikalıyı öldürüp 50 – 100 milyon Müslümanı ortadoğuda öldürtmeye karar verdiler.
1920 lerde İngilizlerin yaptığı aynı oyunu oynıyacaklar Müslümanlara. İyi ve Tahsilli dindar Müslümanları tekrar öldürüp, soykırım yapıp, gelecek Müslüman ve gayrimüslim yeni nesillere yani gençlere ve çocuklara salak Müslümanları ve gâvurlaştırdıkları Müslümanları gösterip;
- Bakınız Müslümanlar ne kadar cahil, siz böyle cahil Müslüman mı olmak istiyorsunuz? Diye alay edecekler.
Müslümanlara sahte dost görünüp, Müslümanlarla korkutarak, Türkî Cumhuriyetleri Rusyadan esir aldılar. Yoksa 1992 yılında Türkler ve Kürdler Rusyayı Amerika yardımıyla harabeye çevirecekti!
Şu anda Türkiyemizde, 1950-1980 ve 1980-1992 yıllarında Ruslara karşı savaştırmak için yetiştirilen dindar melek gibi temiz insanları Taleban gibi yok etmenin çaresini arıyorlar! Afganistan ve Irak gibi Türkiyeyi bombalıyabilirler. Veya Avrupa birliğine hemen alıp Pornoyla Türkiye halkını ahlâksız ve namussuz yaparak yok edebilirler.
Evet, Bombaylamı, Pornaylamı, AB iğneli fıçısına sokarak mı yoksa İran savaşına sokarak mı Türkiyeli zavallı Osmanlı torunları Türkleri ve Kürtleri soykırım veya gâvur edecekler?
Görelim mevla neyler, neylerse güzel eyler, Hâk şerleri hayr eyler.
Kafirlerin hileleri varsa Yüce Allahında bir planı vardır. Biz bozuk Müslümanlarla; iyilerin, şehidlerin yüzü suyu hürmetine bakarsınız mucizeler , kerametler olabilir tekrar.
2001 yılında ikiz kuleleri şeytanca kendileri yıktılar. İnternette ”2. Pearl Harbour 11 eylül 2001” veya ”2. Pearl Harbour 11 september 2001” aramasını yaparsanız, geniş bilgi alabilirsiniz.
Amerika Devletinin Japonya ya 1945 de Atom bombaları atabilmek için, 1941 yılında kendi 3000 subay ve askerini Japonlara öldürttüğünü görürsünüz. 11 eylül 2001 Yahudi- Amerika – Avrupa katliamının yani katilliklerinin hakkında geniş bilgi edinebilirsiniz.
Şu anda vampir gâvurlar, Müslümanları 40 katırlamı yoksa 40 satırlamı öldürsek diye derin derin düşünüyorlar!
Ey neme lâzımcı, dindar Müslümanlara kuduz köpekler gibi adice saldıran gâvur Müslüman kardeşlerim, 40 katırmı istersiniz, 40 satır mı istersiniz? Diye sizede soracaklardır. Ben bir yolunu bulur, kaçarım demeyin sakın zalim gâvurlar böyle durumlarda ”La ilahe İllallah, Muhammeden Resulullah” diyen herkesi tahtalı köye gönderiyorlar.
Hatta dinsiz Müslüman bile olsa. Bosna Katliamında bunun çok örneklerini gördük. Hiç camiye gitmemiş olanları bile öldürdüler, işkence yaptılar, sakat bıraktılar.
Bu nasıl olur demeyin sakın. Türkiyede bile o kadar çok ki. Adam ben Müslümanım diyor, işi gücü İslamiyete, Müslümanlara çatmak. Gâvur gibi Müslüman, salak Müslüman kıyamet alametlerinden olabilir mi acaba? Müslüman kardeşlerim; İngiliz, Amerika ve Yahudi salağı, gâvur Müslüman olmamaya çalışınız. Bir Yahudi Gazetesi okursanız 3 tanede İslami gazete okumalısınız ki, şeytanlıklardan uzak kalabilesiniz!
Gâvurların gizli gâvur ettiği, Müslüman gâvurlar, Müslümana zulüm ederse, Müslüman olmıyan gâvurlar nasıl zulüm ederler yakında başımıza gelince göreceğiz.
Peki kurtuluş çaremiz nedir? Dindar Müslümanlarla beraber olmaktır. Beraber çalışmaktır. Birlik içinde olmaktır. Pekçok şekilde İslâmi Hizmet yapılabilir. Mesela bir fikrimi yazıyım; Birleşerek, Müslümanlara ve gayri Müslümlere Yüce Dinimiz İslamiyet Gerçeğini anlatmak için broşürler hazırlayıp dağıtmaktır veya satmaktır.
AVRUPANIN ORTASINDA ”BOSNA DA” İSLÂM DEVLETİ OLAMAZ!
Bilirmisiniz, Avrupanın ortasında İslam Devleti olamaz diyerek, 70 sene Komünizmin din düşmanı idaresi altında İslamiyeti unutmuş Bosnalı kardeşlerimizi öldürürken, bu Müslüman bu dinsiz diye bakmadılar. Hepsini öldürdüler! Zaten zavallıların İslamiyetten haberleri yoktu. Sanki bizim var mı? Bir Danimarkalı yeni Müslüman kardeşimizin bize camimizde İslamiyeti öğretmesi bile yasak!
İmamımız varya demeyin. Türkiyedeki İmamlar, Avrupadaki İmamlardan daha hürler. Avrupada bu kadar Müslüman çocuğu niçin perişandır, düşününüz, araştırınız, çareler arayınız. Herşey yazılamıyor. Dünyada İslamiyet yasak. Lütfen anlayınız, araştırınız. Çareler arayınız, çareler bulmaya çalışınız.
Bediüzzaman Said Nursinin şu sözünü unutmayınız lütfen ”gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar”
Kardeşlerim, dünya koşuyorken, durulmaz. Kimse Allahı aldatamaz. Çocuklarınızı sel gibi gelen yangından, ateşten kurtarmak için heyecanla, gayretle, samimiyetle çalışmanız gerekmektedir.
Sakın dindar Müslüman kardeşlerinize bir daha saldırmayınız. Beraber, birlik halinde olmalılar bütün Müslümanlar. Dindar Müslümanlara kuduz köpekler gibi saldıran camilerdeki Gâvur Müslümanlara mani olunuz. Dikkat ediyorum herkez susuyor. Sanki Hadiste belirtilen ”Susan dilsiz şeytanlar” olmuşlar Cami Cemaatleri. Müslüman uyanık, cesur, basiretli, şerefli olmalıdır. Salak, aptal, yalancı, korkak olmamalıdır.
BİR RUS DOKTORUN OĞLU, DANİMARKA VATANDAŞI
ALEX, NASIL SELAHADDİN OLDU? TÜRKLERİN VE TÜRK GENÇLERİNİN ZAVALLILIĞI VE CAHİL BIRAKILMIŞLIĞI!
İsveçte Doktorluk yapan bir Rus doktorun oğlu Kopenhag’ın güneyinde İshoej isimli, benimde 30 senedir yaşadığım kasabada lise 3 sınıfa gidiyor. Çok zeki ve yüksek kültürlü bir genç.
İslamiyet hakkında ne biliyorsun diye sordum? İslamiyet hakkındaki tek bilgim bombayı beline saklayıp, suçsuz insanları öldüreceksin! Dedi.
Sınıflarında 5 tane Türk genci var. Alex, İslamiyeti merak ettiğini söylüyor. Gençler hiçbirşey bilmedikleri için anlatamıyorlar!
İki Türk genci, Ramazan ve Fırat, Allah onlardan razı olsun, Alex’i benimle tanıştırıp, İslamiyeti merak ettiğini, anlatmamın mümkün olup olmadığını sordular. Memnuniyetle kabul ettim. İlk cümlem şu oldu:
- Alex, sen yakında Müslüman olursun ama maalesef bizler olamayız. Zira bizler esiriz, dedim.
Tam 4 ay hergün 4-5 saat sohbet ettik. Doktor Babasının yüksek kültürlü bilgili olduğunu bu sebeple Müslüman olmasını istemediğini söyledi. Kendiside çok yüksek kültürlü, ciddi ve bilgili bir genç.
- Üzülme dedim, annene babana Müslüman olduğun için çok hürmet ve sevgi göstereceksin, onlarda senin diğer gençlerden farklı olduğunu görecekler. Senin Müslüman olmandan memnun olacaklar.
Selahaddin usta bir tenisçi. Küçük kız kardeşininde Müslüman olmasını istiyor.
Müslüman olmadan önce, Alex’e bir gün, Selahaddini Eyyubiyi anlatırken, gözlerinden, ilerde Müslüman olunca ”Selâhaddin” ismini alacağını hissettim. Öylede oldu elhamdülillah. Kendisi ”Selahaddin” ismini seçti.
Müslüman Olur olmaz hemen ikindi namazına gidelim, dedi. Ishoej Pakistan Camiine gittik birkaç gün. Ben imam oldum, Selahaddin Cemaat oldu. İkindi namazını kıldık. Pakistanlı kardeşlerle vakit namazları kıldık. Türk Camii imamı ile tanıştırdım. İngilizce Tercüme ettim konuşmalarını. Şu anda Türkiye ye dönmüş olan Hoca Efendi Selahaddine soracağınız bir soru var mı diye sordu? Selahaddin:
- Niçin Türk gençlerinin İslamiyet hakkında bilgileri yok. Niçin öğretilmiyor?
- Müsaade yok! diye cevap verdi, Hoca Efendi! Aslında çok korkan İslâm Alimi Hoca Efendinin böyle cesurca cevabı beni şaşırttı. Türkiyeye dönme vakti geldiği için böyle cesur bir cevap vermiş olabilir!
Bir önceki Mübarek Hoca Efendi münafıklar tarafından şikayet edilip kovulduğu için onun yerine değiştirilen bu hoca efendi çok korkuyordu! Namazı kıldırıp evine kaçardı camiden.
Kovulan Hoca Efendi:
- Bu benim son Cuma Namazım Danimarka da, Münafıklar benim aleyhimde bulunmuş, demiş.
Suçu Caminin Kahvehanesinde birkaç gence İslamiyetten bahsetmiş sigara dumanları arasında.
Hakikaten çok değerli bir Müslümandı hoca efendi! Gitti!
İslam Dinini gençlere ve çocuklara öğretmenin yasak olduğunu beyni sulanmış ve yıkanmış gâvur cami cemaatleri anlıyamazlar. Cuma namazına gelen, hacca giden bir Müslümanın cahil ve gâvur olup olmadığı, Dindar Müslümanlara karşı hâl ve hareketlerinden belli olur. İmanlı bir Müslüman, bütün Müslüman kardeşlerine sevgi, şefkat ve hürmetle muamele eder. Münafık, fasık ve zındık Müslümanların oyununa gelip, Dindar Müslüman kardeşlerinin hayatını zehir etmez, Yüce İslamiyete hizmet etme şevklerine mani olmaz.
ALEX MÜSLÜMAN OLDUĞU AN, 5 VAKİT NAMAZ KILMAYA BAŞLADI!
Bir Ramazan gecesi benim evimde iftar yaptık. Sohbete doyamadık bir türlü. Benim küçük bir odam var. 1-2 saat uyuyup Sahura kalktık. Tekrar yer sofrasında yemek yedik. Sabah Namazını benim daracık odamda cemaatle kıldık. Selahaddin Kardeşimizi Trene kadar gidip yolcu ettim. Selahaddin artık beş vakit namaz kılıyor. Başına Osmanlılar gibi sarık sarıyor. Şalvar ve Cübbe giyiyor. Müslüman olmadan evvel sarı sakalı vardı. Sakalı sarığına ve İslami kıyafetine çok güzel uydu.
Selahaddin, Müslümanlıkda bizi geçti. İslamiyeti yaşıyor, seviyor, adeta göklerde uçuyor.
19 yaşındaydı tanıştığımda. Şimdi 21 yaşında olmalı.
Ben Alex’e (Selahaddine) 1.5 sene önce Müslüman olmadan evvel İslamiyeti anlatırken birgün bana şu soruyu sormuştu?
- Yarın sınıfımızdaki bir arkadaşın evinde doğum günü partisi var, çok az bira içebilir miyim?
- Kuranı Kerim, 23 senede Cebrail İsimli Melek tarafından Sevgili Peygamberimize getirildi yani öğretildi. İçki ayeti gelince, Müslümanlar içki testilerini içindeki içkilerle beraber atıp kırdılar. Çoğu haram olan şeylerin azıda haramdır. Bir damla bile içmemelisin! Dedim.
Ertesi gün, daha henüz Müslüman olmadığı halde içkiye dokunmamış!
Kopenhag da Müslüman arkadaşları kendisinin bir eş bulmasına yardım etmişler. Siyah Çarşaflı sadece gözleri gözüken baştan ayağa örtülü mübarek bir hanımla evlenmiş.
(Özür dilerim yanlış anlamışım, sonradan vâkıf oldum, hanımı peçeyle yüzü örtülü Filistinli mübarek bir genç kızmış.) Huzur ve saadet içinde bir hayat yaşamaya başlamışlar. Bir oğlu dünyaya gelmiş ismini Abdurrahman koymuş.
Avrupanın stresli bozuk hayatından kurtulmuş. Kopenhagda yaşıyor değerli refikasıyla (hanımıyla) beraber.
Kopenhagda Belediye Otobüslerinde şöför olan Sivaslı Receb kardeşimiz Selahaddinden güzel haberler getiriyor Ishoej’e. Neşeyle, Alex’in ve hanımının güzel Müslümanlığını överek, neşeyle ve hayretle anlatıyor. Bazen yolda yürürlerken görüyormuş, bazende Recep’in otobüsüne bindiğinde sohbet ediyorlarmış.
Selahaddin Kardeşimiz, Sevgili Peygamberimizin, Sevgili Sahabilerin, Sevgili Selçuklu ve Osmanlıların kıyafetini giyiyor. 5 vakit namazı vaktinde kılıyor. Dinlemeyi, konuşmayı, İslamiyeti Kuranı kerimden arabca ayetleri ve Sevgili Peygamberimizin Hadislerini, tavsiyelerini anlatmayı çok güzel başarıyor. Keşke yasak olmasada Diyanet Camilerinde Türkiyeli Çocuklara İslami dersler verebilse! Bizim cahil Müslümanlarda Müslümanlık nasıl olurmuş bir görseler. Bizim Müslümanların hiçbirşeyleri İslama uymuyor. Hele bir düğün yapıyorlar. Rezalet. Danimarkanın en büyük spor salonlarını kiralıyorlar. Kadın erkek karışık oynayıp, Amerika colası içip, yemek yeyip, zarflarda paralar topluyorlar. Rezaleti daha anlatmayım. Allah razı olsun Hanımım, oğlum, kızım ve ben bu maile yani kadın erkek karışık düğünlere hiç gitmedik.
Receb Kardeşimizin Kopenhag’da otobüsüne hergün öyle güzel islami kıyafetli Danimarkalı yeni Müslümanlar biniyormuş ki, Recep kardeşimiz şok oluyormuş. Anlata anlata bitiremiyor. Bu durumları Türkiyede Başbakanın Hanımını Hastahaneye sokmayanlara göstermek lazım!
BİZ DİNDAR MÜSLÜMAN OLMAZSAK, BİZİ DİNSİZ, AHLÂKSIZ YAPARLAR! GÂVURLARIN HİLELERİNİ BİLMEMİZ GEREKMEKTEDİR!
Taş Devri, Yontma Taş Devri, Cilalı Taş Devri, Başbakan Hanımına Hastahane ziyareti yasağı devri! Gülmüyorumda, ağlamıyorumda artık, sadece Hoca Nasreddinin Hindisi gibi düşünüyorum! Sebeb-i hikmetini araştırıyorum.
Ellerimiz ve dillerimiz bağlı olduğu için gerçekleri yazamıyoruz ve söyliyemiyoruz. Müslüman Kardeşlerimizin gerçekleri arayıp bulmaları gerekiyor. Yoksa elin gâvuru gelir seni uyduruk Hristiyan, Yahovacı Yahudi Hristiyani, dinsiz, ahlâksız, huzursuz hasta yapar çıkar.
Başörtüsü, İslamiyet; Sırbistanda,Yunanistanda ve Bulgaristanda bile serbestmiş. Moskovada zaten serbest. Yasak olan ülke kaldı mı dünyada?
Hani biz Çanakkale ve Kurtuluş savaşında dünyanın şehidini vermiştik. Adnan ve Halide Edib Adıvar’ı dinleyip, kısa yoldan Amerikan Mandasını kabul ediverse mi idik? 300 veya 500 bin vatan evladını boşuna niçin kaybettik ki?
Yazık oldu ”Sütçü İmam”a boşu boşuna öldü?
Sırbistanda bir Kur’an Kursu öğrencisi genç kız Türkiyeye gelip İslami eğitim almak istiyor. Türkiyede baş örtüsünün ve İslami öğretimin, eğitimin yasak olduğunu söylüyorlar. Zavallı Sırbistanlı kız şok oluyor, inanamıyor!
Demek ki Türkiyemizi İslamiyetten kurtarmışız!
Düşmanlardan kurtarmamışmıydık Türkiyemizi? Yunanlılardan, İngilizlerden, Fransızlardan, İtalyanlardan!
Gazilerimizin ve şehidlerimizin annelerinin, hanımlarının, kız evlatlarının başları başörtüsüyle örtülüydü veya siyah çarşaf giyerlerdi. Son derece mesud ve huzurluydular.
1960 yılına kadar Türkiyeli hanımlar çarşaf giyerdi! Ben 15 yaşındaydım gayet iyi hatırlıyorum. Hatta 1960 yılında İstanbul Kabataş Lisesinde Yatılı tahsile başlamıştım. İstanbulu da bilirim.
TÜRKİYELİ GENÇLER NİÇİN YÜCE DİNLERİNİ BİLMEZLER, ARAŞTIRMAZLAR? BABALAR NİÇİN DİNDARLARA DÜŞMANDIR?
Alex’le İslami sohbet yapmaya başladığım günlerde, Alex’i bana getiren gençlere dedim ki:
- Gençler, bakın Alex İslamiyeti araştırıyor. Sizde onunla beraber araştırın. Hatta ben yakında onu bir hoca Efendiye göndereceğim. İmam Abu Laban. Sizde beraber gidin.
- …………………… (Gençler hiç konuşmadılar, güzel bir tebessümle sadece sessizce yüzüme baktılar. İslamiyeti araştırmayı arzu etmediklerini hissettim. Üstelemedim, arz taleb meselesi diye)
Şu anda Selahaddin güzel bir İslami hayat yaşıyor. Türk gençleri ise eski hayatlarını yani ”Türk İslamiyeti” hayatlarını devam ettiriyorlar!
Demek ki en başta Alex’e söylediğim cümle doğruymuş.
-Biz Müslüman olamayız. Çünki biz esiriz. Esirler rezil ve acayib bir hayat yaşarlar!
Biz bütün Müslümanlar 1920 yılından beri gizli esiriz. Biz Müslüman olamayız! Siz Avrupalılar hürsünüz. Siz Müslüman olursunuz. Görünen köy kılavuzda, keramette istemiyor!
Bizler bırakın Avrupalıları, çocuklarımızı bile Müslüman yapma hürriyetine, heyecanına, şuuruna, imanına sahib değiliz!
Birileri bizimle Afganistan’ı, Irak’ı, İran’ı yok edinciye, gâvur edinceye kadar, bizimle, sen çok büyüksün aslanım, diye alay ediyor, dalga geçiyor.
Faizini bile ödemekte zorlandığımız borç paralar veriyor, ahlâkımızı tamamen yok etmek için turist gönderiyorlar. Ahlâkımızı, namusumuzu yok ediyorlar. Daha sonra sıramız gelince bizede demokrasi ve medeniyet getirip, Türkiyeyi harabe yapıp bizi eşşek gibi çalıştırıp, yıktıklarını inşa ettirip,100 senelik borca sokacaklar! Silah, ilaç ve sanayi fabrikalarının devamlı çalışması gerekiyor.
Ülkeler sulh yani barış zamanında feth edilirmiş! Ülkeler içerden feth edilirmiş!
Kardeşlerim, Alex Selahaddin olmadan önce iki yazımda Alex’ den bahsettim. Arzu ederseniz okuyabilirsiniz: Yazının başlıkları şöyle,
http://www.islamidavet.wordpress.com sitesinde, site içi arama yapabilirsiniz.
1- Danimarkalı bir Rus genci Müslüman olacak.
2- Sorry Sister where do you come from? From Denmark!
CAMİLER VE İMAM EFENDİLER TEHLİKELİ MİDİRLER?
Camiler zararlı mıdır? İmam efendiler zararlı mıdır? Dindarlar zararlı mıdır? İslamiyet zararlı mıdır? Niçin insanlar, Müslümanlar, korkutulur, kaçırılır, imamlardan, dindar Müslümanlardan?
Bu bir azgın siyonist Yahudi ve Vampir Haçlı oyunu mudur?
Aksine bizim bunlara yani Camilerimize ve İmam Efendilere, Dindar İlim Sahibi Müslümanlara ekmek ve su gibi ihtiyacımız var. Biz bu güne kadar İmam Efendilerin ve Mübarek dindar Müslümanların sayesinde varlığımızı devam ettirmişiz.
Müslüman uyanık insandır. Salak hiç değildir.
Biliyorsunuz Saddam; Amerika, Avrupa ve İsrail’in 35 senedir beslediği Pitbull Köpeğiydi. Amerikaya dirsek çevirdi veya oyuna getirildi. Belkide Amerikaya ve sömürgecilere karşı geldiği için öldürüldü. Bu sebeplerle Irakdaki güzel Müslümanlar önce Saddam ve sonra kâtil, soykırımcı, zâlim gâvurlar tarafından yok edildi. Şimdi perişan Irak halkı, ellerini duaya açmış ağlıyarak Saddam geri gel! diye haykırıyor sokaklarda!
Belki, Amerika Irak’ı bu günlerde kukla şeriat ülkesi yapar. İranla savaştırır, sonra tekrar, dinsiz yapar. Aynı Firavun gibi. Kalleş ve hilecilerle yarışılmaz ki!
Belki, Saddamın Komünist Baas Partisini tekrar başa getirir, iç savaşla dindar Müslümanları tamamen yok eder ve tekrar Irak’ı bombalar. Veya Baas’la İran’ı savaştırır.
Müslümanlar uyanmazsa, birleşmezse gâvurlar yakında Türkiyemizide yok edecekler. Aynı Irak’ın durumuna düşürecekler Ülkemizi!
BİZİM GAYEMİZ SADECE GÜZEL MÜSLÜMAN OLABİLMEKTİR
Bu gece National Geographic televizyonunda seyrettim 23/12-2007, CIA : Talibanın Rusya ile savaşı bitince Dostum denen hain’e Talibanın silahlarını toplattırıyor. Taliban askerleri şok oluyorlar. CIA görevlilerine ateş açıp yaralıyorlar. Taliban Askerleri vücutlarına bombalar saklıyorlar. Hain Türk Asıllı General Dostum bunları kontrol etmeye cesaret edemiyor. Bazı Taliban Mücahidleri oyuna getirildiklerini anlıyorlar, sinirleniyorlar. Bombaların pimini çekerek hem kendilerini, hemde hainlik yapan Dostum’un birkaç kumandanını öldürüyorlar. Bizim Trt int bu dostum kafirini devamlı över dururdu. Hey Allahım ne günlere kaldık.
Amerika bu tiyatrosunu anında kamera almış.
MÜSLÜMANLAR 1428 SENEDİR MELEKTİR. İNSANLIĞIN MELEK OLMASINI İSTERLER, BU GAYE İÇİN YAŞARLAR.
Demek ki Müslümanlara oynanan gizli oyunlar çok müthişdir. Birlik ve beraberlik içinde çalışmamız, kurtuluş çareleri aramamız gerekmektedir. Aksi takdirde çocuklarımızın dinsiz, İslamiyet Düşmanı yani Gâvur olmalarının, bizlerinde rezil olmamızın önüne geçemiyeceğiz. İstediğimiz Müslüman olabilmektir o kadar. Müslüman Allahtan korkar. İnsanlara zulüm yapmaz. Zalim Gâvurlar gibi her sene 1920 yılından beri milyonlarca suçsuz insani öldürmez. Müslümanlar melektir. İnsanlığın melek olmasını isterler. Bu gaye için yaşarlar. 1428 senedir dünya huzurunu sağlamışlardır. Yalancı, vahşi katiller bunu anlamak istemediler. Amerika ve Afrika yerlilerini mahvettiler. Şimdi orta doğuyu mahvediyorlar!
Gayri Müslim veya Müslümanların salak olanları, Yahudi düşmanlıklarına, dünyaya hakim Yahudi medyasının yalanlarına inanırlar, zavallı nur gibi melek Müslümanlara düşman olurlar. İnsanları düşman ederler.
Müslüman gençleri sizleri uyanmaya davet edi